BİR ÇIRPIDA OKUMANIN SIRRI

Radikal gazetesi, 24.12.2007

'300 sayfayı iki saatte tam anlayarak okuyabileceksiniz!' Gördüğümüz ilanın peşine takıldık ve hızlı okumanın nasıl yapıldığını görmek için iddia sahibi kursa katıldık

'Artık 300 sayfayı iki saatte tam anlayarak okuyabileceksiniz!' Birisi size bu iddiayla gelse ikna olmak için bunu denemek isterdiniz muhtemelen... Nasıl bu kadar hızlı okuyabilir diye merak ettik ve bizzat deneyerek bu iddiada bulunan ALGE'nin (Alternatif Gelecekler Araştırma Geliştirme Eğitim Danışmanlık) öğrencilerinden biri olduk.

ALGE'nin hızlı okuma kursları veren diğer kurumlardan farkı, Türkiye'de bu işi yapan Milli Eğitim Bakanlığı destekli tek kurs olması. Kursta, okumada hızının ve anlamanın artırılması için EHO (Etkin Hızlı Okuma) adlı bir sistem kullanılıyor. Columbia Üniversitesi eski öğretim üyesi Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan ve Tuğrul Türkkan tarafından geliştirilen Etkin Hızlı Okuma Sistemi; yazılımlar, eğitim programları, sunumlar, eğitim kitapları içeriyor ve bunların hepsi ALGE'ye ait.

Biraz göz kası yapalım!

On iki kişilik sınıflarda dersler işleniyor. Bilgisayar başında işleyeceğimiz derslere üç hafta boyunca haftada iki gün, toplamda 15 saat devam gerekiyor. Sınıfta benim dışımda işadamları, lise ve üniversite öğrencileri var.

Her yaş grubunu hatta karı-koca kursa geleni bulmak mümkün. Kimisi üniversite sınavında hızlı okumayla zamanı iyi kullanmak, kimisi işi sebebiyle muhatap olduğu evrakı veya elektronik postaları hızlı okuyup verimini artırmak, kimisi de tezi için eksiksiz bir kaynak taraması yapmak istiyor.

Derslere başladıktan sonra fark ediyorum ki yaptığımız idmandan başka bir şey değil aslında. Amaçsa göz kaslarını güçlendirmek. Bunu yapmadan hızlı okumak imkânsız çünkü. Kelimelerin de bir resim olduğunu ve gözümüzün onların fotoğrafını çektiğini örnekleyen alıştırmalar yapılıyor. Bilgisayar ortamında beyaz bir sayfanın üzerinde hızla yanıp sönen kelimeleri yakalamaya çalışarak başlıyoruz. Kelimeleri yakaladıktan sonraki amaç kelimeleri okumak ve anlamak.

Kelimeler lunapark ışıkları gibi yanıp sönerken bunun nereden çıktığını öğreniyoruz. İkinci Dünya Savaşı'nda Alman Hava Kuvvetleri, Londra semalarında bomba yağdırırken, İngilizler, pilot ve kule gözcülerinin reaksiyon kabiliyetini artırmak istemiş. Dr. Renshaw'ın geliştirdiği 'takistoskop' aletiyle subaylar talim edilmiş.

Geniş bak, hızlı algıla

Göz algılama hızını geliştiren aletin merceği, saniyenin 25'i, 50'si ve 100'ü hızlarda resim ve şekiller gösteriyormuş. İlk başta, bir şey algılayamayan subaylar, zamanla resim ve şekilleri net bir şekilde görmeye başlamışlar. Böylelikle göz algılama kapasitesinin arttığı ortaya çıkmış. Savaş sonrası, teknik ABD'de okumaya uyarlanmış. Resim yerine, kelimelerle yapılan takistoskop çalışmalarıyla, beynin kelimeleri hızlı algılaması ve hızlı okuması sağlanmış.

Alıştırmalar birkaç çeşit olarak devam ediyor. Yarım olarak çıkmış yazıları okuyarak örneğin. Beynin ne muhteşem bir organ olduğunu hatırlıyoruz alıştırmayı yaparken. Hadi göz yarım demiyor okuyor, beyin de bunu algılıyor!

Alıştırmalarımızdan biri de metni parçalara ayırarak okumak. Diyelim ki bir cümleyi üç parçaya ayırdık. Gözümüzü tek kelimeye odaklamak yerine üç kelimeye odaklıyoruz. Metin bütününde önemli bir hız kazandırıyor bu yöntem. Üç parçaya ayırarak okuduğumuz metinin püf noktalarından biri de akılda tutma. Göz kasları biraz hal yoluna girdikten sonra okunanı anlama ile ilgili püf noktaları üzerine çalışıyoruz.

Metinleri okurken işi bozan bir şey var, içinizdeki suflör ya da iç sesiniz. İç okuma yapmamak gerekiyor, dikkat gözde ve beyinde olmalı. Temel prensibi 'geniş bak, hızlı algıla' olarak özetleyebiliriz.

Etkin Hızlı Okuma dört aşamada özetlenebilir: Fotografik okuma, ön okuma, çok hızlı okuma ve derin okuma türlerin yöntemleri ve alıştırmaları ayrı. Son iki derste öğrenilenler uygulanıyor. O zamana kadar iç sesinizi bastırdınız bastırdınız, yoksa vay halinize!

İki saatte 300 sayfa...

Okumalardan sonra metinler hakkında soruları yanıtlayıp dakikada kaç kelime okuduğunuzu ve ne kadarını anladığınızı hesaplamak mümkün. Hızlı okuma temelde göz kaslarını güçlendirmeye ve beyin, göz kapasitesinin kullandığımızdan daha fazlasını kullanarak gerçekleştirilen bir şey.

Gerçekten de 300 sayfayı iki saate okumak mümkün. Yöntemi kaptıktan sonrası kolay... Hızlı okuma, akıp giden iş, okul ya da şehir hayatında vakit kazanmak isteyenler için uygulanabilecek bir yöntem. Ama hızlı okumaya kapılmadan demlene demlene sevdiğiniz bir yazarın kitabını okumak da ayrı bir zevk elbette...

Bilgi için: 0 216 550 59 05.

BURCU AKTAŞ