DAKİKADA 1500 KELİME OKUTAN KURS

Yeni Para Dergisi - 24-30 Temmuz 2005

Turkcell, Avea, Siemens, Levi's gibi dev şirketler yöneticilerine hızlı okuma eğitimi aldırıyor. Okuma hızını 4 kata kadar artıran bu sistem, yöneticilere yılda 45 gün tasarruf sağlıyor. Alge Danışmanlık, bu sistem için franchising de verecek...

  DAKİKADA 1500 KELİME OKUTAN KURS

  Türkiye'de ortalama okuma düzeyine sahip bir insan dakikada 100-150 kelime okuyabiliyor. Oysa 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in dakikada bin 500, eski bakanlardan Adnan Kahveci'nin bin 400 kelime okuduğu söyleniyor. Peki bu nasıl oluyor?

Dünya yarım asrı aşkın süredir daha hızlı okumanın yöntemlerini arıyor, geliştiriyor. Peki bu konuda en başarılı bilim adamının bir Türk olduğunu biliyor muydunuz?

Eğitim psikolojisi profesörü Reha Oğuz Türkkan, bu sistemi Amerika'da Columbia Üniversitesi'nde öğretim üyesiyken ticarete dönüştürmeyi başarmış. Hızlı okumayla ilgili Amerika'da kurslar açan Türkkan, 1970'ten beri de geliştirdiği bu sistemi Türkiye'de uyguluyor.

Türkkan'ın ekonomi eğitimi gören oğlu Tuğrul Türkkan, Alge Danışmanlık adıyla kurduğu şirketinde, hızlı okumayı şirketlerin üst düzey yöneticilerine öğreterek adını duyurdu. Şimdi Turkcell Genel Müdürü Muzaffer Akpınar.2dan şarkıcı Teoman'a, tiyatro oyuncusu Sanem Çelik'e kadar birçok ünlü onun müşterisi...

  "Vakit Nakittir"

  Alge Danışmanlık iki yıl önce kuruldu. Tuğrul Türkkan, babasının 70'lerde bu sistemi Türkiye'ye ticari amaçlı getirmediğini, bir vakıf aracılığıyla bazı kurumlarda uyguladığını söylüyor. Örneğin, ilk uygulanan yer Merkez Bankası olmuş o yıllarda. Türkkan, danışmanlık şirketiyle birlikte www.hizliokuma.com adlı bir de internet sitesi kurmuş. Peki iş dünyasına hızlı okuma eğitimi verme fikri nereden çıkmış? Türkkan, en büyük ihtiyacın o alanda olduğunu söylüyor ve ekliyor:

" Artık iş dünyası 15 yıl önceki gibi değil. Yöneticilerin günde 100 mail okudğu bir dönemde yaşıyoruz. Bu da ciddi vakit kaybı demek. Hızlı okuma şirketlere vakit kazandırıyor."
Amerika'da yapılan bir araştırmaya göre, bir yönetici günde ortalama 100 mail okuyor. Bu, eklerle birlikte 100 sayfayı bulabiliyor. Bunlara takip edilmesi gereken gazeteler, dergiler, kitapları da eklersek okumak ciddi bir zaman gerektiriyor.
Yine bir araştırmacı ortaya çıkarmış ki, bir yönetici haftada 1 milyon kelime okumak zorunda. Türkkan'a göre, hızlı okumak bu durumda bir yönetici için büyük bir ihtiyaç.

 3 haftada 4 kat daha hızlı

  Hızlı okuma sisteminin temeli gözün sahip olduğu okuma kabiliyetini artırmaya dayanıyor. Daha doğrusu ilkokuldan bu yana bize öğretilen okuma alışkanlığını değiştirmeye.
Alışılan sistemde göz, saniyeden daha küçük bir birim zamanda tek kelimelik bir harf dizinini okumak üzre programlanıyor. Bu normal okuma düzeninde göz, kelime kelime sekiyor. Oysa Tuğrul Türkkan, aynı birim zamanda üç kelimeyi de görebileceğini belirtiyor.

İşte bu beceri, hızlı okuma eğitimleriyle egzersizler yapılarak kişilere kazandırılıyor. Eğitim sonunda kişilere kelimeleri teker teker değil, ikişer-üçer hatta dörderlik gruplarda okuyabilme alışkanlığı kazandırılıyor. Türkkan, bunun tamamen göz egzersiziyle ilgili olduğunu anlatıyor.

Bir birim zamanda tek kelime okuyan bir insan, 3 hafta gibi bir sürede 3 kelime okur hale geliyor. Bu da okuma hızının üç katına çıkması demek. Türkkan bazı kişilerde eğitimlerin 2 aylık yada bir buçuk aylık sürelere yayıldığını anlatıyor.

Normalde 3 hafta olan eğitimler, 15 saatlik derslerden ibaret. Bazı şirketler toplu eğitimler aldırırken, bazı yöneticiler birebir ders almayı tercih ediyor.

Türkkan, okuma hızını 4 kat artıran bir yöneticinin yılda 45 gün tasarrufu sağlayabileceğini vurguluyor.

Hızlı okuma anlamayı yavaşlatmıyor

  Tuğrul Türkkan , kamuoyunda yaygın olan "Hızlı okursan anlamazsın" düşüncesinin yanlış olduğunu belirtiyor. Türkkan'a göre bu bacağımızı daha fazla açabileceğimiz halde küçük adımlarla yürümeye benziyor. "Biz göze sahip olduğu yeteneği geri kazandırıyoruz" diyor.

Türkkan, durumu yavaş konuşan bir insanla sohbet ederken konsantrasyonun dağılmasına benzetiyor. Muzaffer Akpınar'ın bir televizyon programında, hızlı okumaya başladığından beri konsantrasyonunu daha iyi toparladığını söylediğini hatırlatıyor. Hatta daha da iddialı bir şekilde, "Beyin hızlı okurken hızlı düşünebiliyor ve daha iyi anlıyor" diyor.

İkinci Dünya Savaşı'nda icat edildi

 Hızlı okumanın kökeni İkinci Dünya Savaşı'na dayanıyor. İngilizler, savaş sırasında Alman uçaklarına karşı uçaksavar pilotların algılarını geliştirmek için bir model arıyor. Sonuçta 'takistoskop' denilen bir alet geliştiriyorlar. Bir projektörden ekrana bir görüntü yansıyor ve çok hızlı görünüp kaybolan bir şekil beliriyor. Pilotlardan bu şekli o kısa sürede görmeleri, algılamaları isteniyor.İngilizler pilotlarını böyle eğitiyor.

Göz kaslardan oluşan bir organ olduğundan, onun kaslarını da geliştirmek mümkün diye düşünüyor bilim adamları. Bu sistemi önce İngiliz ordusu kullanıyor. Ardından Amerika'ya geliyor sistem. Aslında bu sistemin Amerika'ya gitmesi ve yaygınlaşması Prof. Reha Oğuz Türkkan'ın eseri. O dönemde Columbia Üniversitesi'nde eğitim psikolojisi profesörü olan Türkkan, bu sistemi geliştirip kurslar açıyor. Kısa sürede çok dikkat çekiyor. 1970'lerde Türkiye'ye döndüğünde bu tekniği de getiriyor. Yaklaşık 15 yıl bir vakıf bünyesinde bu hizmeti sürdürüyor.